İÇ MEKAN ORGANİZASYONU, YANİ DEKORASYON
Söyleyecek ne çok söz, aktarılacak kim bilir ne çok bilgi var bu çok önemli ve bir o kadar da gerekli meslek hakkında...
Bir mekan ile ilgili kullanıcıları memnun etmek, hem onların ihtiyaçlarını gidermeyi hem de mekanla ilgili doğru çözümler bulmayı gerektirir. 21.yüzyıl her türlü teknolojiyi kullandığımız, her türlü bilgiyi insanoğlunun rahatı ve lüksü için şekillendirdiğimiz sınırsız bir zaman dilimi.
Mimari ve iç mimari ile ilgili çalışmaların mekan ve insana dair olumlu ya da olumsuz etkileri, yaşam kalitesinin düzeyini belirler. Bu sebeple; bir iç mekan çalışmasında, bir ailenin tek bir ferdi değildir. Memnun edilmesi gereken ya da bir ofisin sadece patronu ve ya bir restoranın garsonu ya da müşterisi gibi....
Bu örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki. Yani mekanla ilgili tüm kullanıcılardır doğru olan şeyi isteyen. Peki o halde nedir doğru? Güzellik gibi göreceli midir, yoksa herkes için bir mi? Bunun cevabı aslında çok nettir, herkes için elbette birdir. O halde biraz iç mimari ile ilgili doğrulardan bahsedelim.
Bir mekan düşünelim;
Müşteri çözüm ister,
İç mimar çözüm sunmak, tasarım ve uygulama yapmak,
Mekan kimliğine ve dokusuna uygun malzeme ile giyinmek,
Ve o eşya; o da ister... Yerleşeceği mekânda doğru yeri bulup oturmak, kendini düzgün ifade etmek ister. Resim doğru yere asılmak, dolap doğru yere yerleşmek, abajurun doğru bölgeyi aydınlatması...
O halde doğruyu tanımlamalıyız. İÇ MİMARİ`yi;
İç mekan organizasyonu, iç mekan tasarımı bir sanattır. Hafife alınamayacak, çok önemli ve de çok değerli bir gerekliliktir.
Sanattır; tasarım gerektirir,
Sanattır; insanı anlamayı gerektirir, ustasını, müşterisini, konuyla ilgili herkesi,
Ve sanattır; tasarladığını bire bir uygulama gerektirir. Hayal, istek ve gerçek profesyonelce harmanlanır.
Minimum alan, maksimum çözüm,
Minimum zaman,maksimum iş ve tüm bu zıtlıkları dengeleyen bir tasarımcı...
Normal şartlarda kabası bitmiş bir inşaattır başlangıcımız. Tamamen bittiğinde nasıl kullanılacaksa o halde uygun çizilip projelendirilmesidir ikinci adımımız. Yani tefrişat iç mimari lisanda. Tefrişat projesi yapılmadan sonlandırılan inşaatlarda iki büyük sorun yaşanır.
1-Kullanıcı asla istediği şekilde dört dörtlük mekânına yerleşip kullanım yapamaz.
2 - Ve ya isteğine uygun kullanım yapmak için bir dolu şeye müdahale edip kırma, yıkma ve onarım gibi hem para hem de zaman kaybına katlanmak zorunda kalır.
Tüm bunlara ek olarak da harcadığı paranın karşılığı olarak içine her yönüyle sinen, malzemeye ve de dolayısıyla mekana sahip olamaz. Ancak bir iç mimarla çalışmak, profesyonel yardım talep etmek mutlaka inşaat aşamasında olmayabilir. Kullanıcının istediği herhangi bir aşamada ya da herhangi bir bölümde olabilir. Mevcut binada restorasyon yani yenileme yapılabilir. Çıkış noktası öncelikle kullanıcının ihtiyacıdır. İkinci olarak mekan neye, ne kadar izin veriyor?
Ve son olarak da olanaklar nelerdir? Tüm bu istek ve olanaklar ölçüsünde mekân nasıl şekillenir? Tabi ki başvurulan, konunun uzmanının yetenek ve deneyimleri bütün bu etkenleri yoğurup düzgün şekillenmeyi sağlar. Esas itibariyle bu üç nokta mekân çözümlemelerinin temel taşlarını oluşturur. Tıpkı hasta-doktor ilişkisinde olduğu gibi,bir taraf çözüm ister diğeri çözümler.
Bu genel bilgilerin ışığında biraz da mimari sözlükte kullanılan bir takım bilgilerden bahsedelim.
Mekân şekillenmelerinde karşımıza çıkan en önemli faktörler renk, biçim, oran-orantı, proporsiyon, estetik, ölçü, birlik ve ritm gibi kavramlardır. Önce biraz bu kavramlardan bahsedelim, daha sonra neden gerekli olduklarına değiniriz.
Ölçüyü ele aldığımızda üç önemli nokta dikkat çeker:
1-Bir yapı ölçüsünün insan ölçüsüne uygun olma özelliği,
2-Yapı ile yapının bulunduğu çevre arasındaki ölçü,
3-Yapının kendi içindeki ölçüsü; örneğin penceresi ile yapının cephesinin oranı gibi.
Proporsiyon ise eşitsizlik ve eşitsizliğe hakim olmak demektir. Mimarlık proporsiyon (oran) sanatıdır. Mekan ve oran geneli içinde çok önemlidir. Mimarlığın tanımıyla özdeşleşmiş durumdadır.
Biçime gelince; tarih içinde her türlü yapıya önemli nitlik veren bir ilk bilşendir. Bu konuda da yine üç nokta dikkat çeker.
1-İşlevsel biçimin bulunuşu
2-İşlevsel biçimin insanda en fazla doygunluk yaratacak düzeye erişmesi.
3-İşlevsel biçim simgesel bir anlam kazandırılması.
Biçim çözümlemelerinde; biçimi oluşturan öğeler arası ilişkilerin ve biçimle çevresinde yer alan diğer biçimler arasın da ki karşılıklı etkileşimin belirlenmesi önemlidir. Proje bazında mekansal yerleşim yapıldığında kullanılan malzemenin şekli, boyutu, cinsi,karşılıklı etkisi belirleyici en önemli etkidir.
Ritim herkesçe bilinen ve ekseri kabul gören bir özelliktir. Birbirine benzer öğelerin tekrarı diyebiliriz. Fakat tekrar ile ritim arasında çok ince bir fark vardır. Tekrar da her şey aynı, ritim de ise çok benzer öğeler vardır. Ayrıca öğeler arasında ki ilişki ritmin önemli bir özelliğidir.
Renklere gelince; rengi doğru kullanmak mekanları olduğundan geniş,olduğundan sıcak,olduğundan yalın ya da olduğundan keyifli gösterir.
Ve en ergonomi, yani ölçülerin uygunluğu ve denge.İnsanla mekanın da kullanacağı malzeme arasında ki uyum
Koltuğunuz size hitap ediyor mu, ya da sandalyeniz rahat mı,oturduğunuz da ayaklarınız yere rahatça değiyor mu?
Ya da masanızın yüksekliği normal mi, yemek yerken yüksek oluşundan dolayı omuzlarınızı ağrıtıyor mu? Ve ya sabah uyandığınız da yatağınızın ergonomisi bozuk olduğu için her yanınız ağrılar için de mi?Örnekleri o kadar çok çoğalta biliriz ki anlatmakla bitmez.
Bu anlattığımız noktaları estetik ve kalite ile birleştirdiğimizde sonuç tabiki mekan sahipleri ve gerekse bu çalışmayı gerçekleştiren bizler ise arka planımız yani ekiplerimiz için mutluluktur. Vurguladığımız her nokta mekânların şekillenmesin de belirleyici birer özelliktir. Bu önemli faktörler sayesinde küçük metrajlı mekânları daha geniş kullanabiliriz.
Duvarda kullanacağımız doğru renk ile küçük evimizi olduğundan geniş ve ferah görebiliriz. Zeminde kullanacağımız malzemenin cinsi ve rengi sayesinde yine evimizi daha aydınlık ve daha sıcak görebiliriz.Doğru yerleşimimize uygun döşediğimiz elektrik tesisatı sayesinde kablo kirliliğini ortadan kaldırabiliriz.Sadece mekanla ilgili çalışmalar değil,mobilyalarda da isteklerimizi gerçekleştiren çözümlemelere gidebiliriz.Mutfak dolaplarımız isteğimize göre şekillenir. Giyinme dolabımız kullandığımız giyecek çeşitlerinin oranı doğrultusunda bölümlere ayrılır. Ayakkabı dolabına asılacak ayna kullanıcıların boylarına uygun bir ortalama noktaya asılır. Mekanların belirleyici unsuru olan renk, duvar, perde, döşemelik ve halı dörtgen indeki birlikteliği ile mekanın kimlik kazanmasına çok önemli katkılarda bulunur. Ama tüm bunların ötesinde mekanını bu şekilde bilinçli şekillendiren insan, böyle bir çalışmanın sonunda bu mekanda kendini bulur. Eviyle, ofisiyle barışık yaşama adım atar. Çünkü bu tip çalışmalarda işlev ve estetiği doğru ve dengeli kullanmaya dikkat ederiz bizler. Hiç biri bir kaygıyla diğerinin önüne geçmemelidir.Sadece estetik kaygı işlevselliği,sadece işlevsel kaygı da estetiği engelleyebilir.
Oysa konunun uzmanı bir iç mimardan yardım alıyorsanız mekânınız şekillenirken bu tip kaygılar duymanıza gerek olmaz. Günümüzün ağır çalışma koşulları, şehirlerin dayanılmaz trafik sorunu, yaşadığımız mekânları özellikle de evlerimizi daha da önemli hale getiriyor. Çalıştığımız işyeri ve evlerimiz kendimize verdiğimiz değerin en önemli göstergesidir. Bu yüzden bu kapalı mekânlarda geçirdiğimiz zamanların önemi her geçe gün daha da artıyor. Daha da sağlıklı, huzurlu ve keyifli zamanlar adına; mutlak ve mutlak konuyla ilgili bir uzmana danışmak ve profesyonel yardım almak gerekir.
Sibel Dilek
İç Mimar