Yaptığı çalışmalar ve cesur girişimler ile yapılması imkansız ya da mümkün değil gibi görünen pek çok çalışmanın üzerine gitmiş ve önemli başarılara imza atmıştır. Aynı zamanda yeni yetişen sektör çalışanlarına gösterdiği ilgi ile yeni simaların kazandırılmasına büyük önem veriyor.
Bu gün evlerimizde kullandığımız ve bizlere ve yaşam alanlarına canlılık veren halıların gelişiminde önemli bir mihenk taşı olarak karşımıza Ramazan Dağüstü ismi çıkmaktadır.
Şimdi isterseniz Ramazan Dağüstü’nü daha yakından tanıyalım;
1-Sizi biraz tanıyabilir miyiz ? Ramazan Dağüstü kimdir?
1970 yılı Gaziantep doğumluyum .ilk orta lise eğitimimi Gaziantep’te yaptım.
Güzel sanatlara ve resime olan ilgimden dolayı 1980 ‘ li yıllarda yaz tatillerinde, o dönem sektörde desen evi olarak faaliyet gösteren Güneş Desen'de çalıştım ve lise yılları sonrasında aynı işyerinde çalışma hayatına başladım .1988 yılında Başaran Halı bünyesinde çalışmaya başladım ve 23 yıldır aynı işyerinde çalışmaktayım ve işletme müdürü olarak görevime devam etmekteyim
Bunun yanında firmada ar-ge ve desen bölümünün koordinasyonunu yürütmekteyim, evli ve 5 çocuk babasıyım.
 |
2-Halı sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Güneş Desen'den almış olduğum bilgi birikimi ile Başaran Halı'da devam edip burada
aşama aşama kendimi geliştirip, bugün kü pozisyonuma kadar geldim.
3-Desen tasarımın şu anda geldiği noktayı, sizin sektöre ilk adım attığınız günlerle kıyaslarsanız, nasıl bir tablo çizersiniz?
Bizim zamanımızda kara kalem ile çizim yapılır , çizimler piksele dönüştürülürdü.
Tamamen el becerisine ve motif bilgisine dayalı kişisel beceriye endeksli idi.
Ustalarımızın bize vermiş olduğu destekle yeteneklerimizi gösterme şansımız olmuştu.
Geçmiş yıllarda aslında çok fazla tasarım yapma ihtiyacı yoktu. Klasikleşmiş desenler kataloglardan bakılarak yapılırdı. |
Çünkü sektör yeni yeni gelişmekte ve buna, ne zaman ne de ihtiyaç vardı. Piyasada satılan desenler tarz olarak çok fazla alternatifli değildi.Üretim olarak çok fazla üretim de olmadığından şu anda ki gibi aşırı rekabet ortamı yoktu. Ama sonrasında yavaş yavaş yenilik ihtiyacı doğdu , buna paralel olarak ustalarımız da yeni desenler ürettikçe bizde onların yanında kendimizi geliştirdik.
Bir okul öğrencisi gibi her gün yeni şeyler öğrenip bunları uygulamaya başladık. Karakalem ve elle çizim yaptığımızdan hangi motif nerede , nasıl ve ne kadar iyi durur? Bunları çok iyi öğrendik...Renklendirme olarak eksiklerimizi görerek tamamladık.
Günümüze bakarsak artık teknolojinin vermiş olduğu nimetler sektörümüze ivme kazandırmış ve rekabetin vermiş olduğu dinamiklik ile tasarım ve desen, halı satışının ilk öğesi olmuş durumdadır. Eskiden; halı yalnızca yerde halı olsun da gerisi önemli değil gibi düşünülürdü. Bugün ise dekoratif ve ev tekstili gibi koltuk duvar perde ile tam bir konsept halinde düşünülmektedir. Bu da beğeniyi zorlaştırmakta kendinizi yenilemeye modayı takip etmeye mecbur kılmaktadır. Ne kadar kaliteli bir halı yaparsanız yapın ilk bakılan her zaman desen ve renk uyumu olmaktadır. Bu doğrultuda desenci yetiştirmek ve onları destekleyip bünyenizde tutabilmek çok önemli hale gelmiştir.
Sektörümüz çok hızlı gelişmekte gerek kaliteler gerek desenler artık çok geniş bir yelpazede tüketicilere sunulmaktadır. Sektörle beraber tüketicide de değişiklikler olmuş. Eskisi gibi halı artık çok uzun vadeli düşünülmemektedir.bu da sektörün geleceğine olumlu yansımaktadır. Desen, her zaman renkle beraber bu sektörde en önemli öğe olarak kalacaktır. Bu doğrultuda şimdilerde imkanlar daha geniş, kaynak bulmak çok daha kolay yani tasarım yeteneğiniz var ise kendinizi göstermemeniz için hiç bir neden yoktur.Tabi tasarım yaparken bilmemiz gerekenler çok önemli; bunlar arasında en önemli olan onu halı halinde düşünüp dokunacak kalitede hayal edip, halı dokunmadan, dokunmuş halini kafanda canlandırmakla oluyor.
Ekranda size çok hoş gelen bir desen halı olduğunda sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Bunu yapabilmek tamamen tecrübeyle ve zamanla oluyor, birden bire olacak şey değil. Tasarım yaparken hangi pazara çalışılacağını da çok iyi etüd etmeniz ve direk hedef pazara göre çalışmanız ve ona göre renklendirmeniz gerekmektedir. O zaman başarı daha da çabuk gelir. Çünkü her pazar da aynı desenler ve renkler başarılı olacak diye bir şey hiç olmamıştır. Gerek buraya gelen müşterilerden gerekse fuarda ki ziyaretlerden her seferinde bir bilgi birikimi oluşmakta ülkeler ve pazarların kalite ve renk anlayışı hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlamaktadır. Bu da size tasarımda başarı olarak artılar kazandırmaktadır.Yani kısaca özetlemek gerekirse şimdi imkanlar çok daha fazla yeter ki yeteneğiniz olsun . Günümüzde tasarım da yapılmakta, kopyacılık da yapılmakta. Her firma kendi çizgisini kendine göre belirlemektedir.
Tasarım yapan elemana firmaların sahip çıkması ve desteklemesi gerekmektedir. Onlara kaynak ve fuarlara gitme konusunda destek olmak zorundadırlar .Çünkü dört duvar arasında kalmakla farklılık yaratılmıyor, yeni tasarımlarla sektör büyüyecektir. Geçmiş yıllarda hep başka ülkelerin desenleri taklit edildi ama bugün sektörümüzdeki değişimden dolayı Türkiye’de ve Gaziantep’ten çıkan tasarımların yabancı üreticiler tarafından kopya edildiğini görmekteyim. Bu sektör için aslında iyiye işarettir. Her zaman bir adım ileriye gitmek ve kendini geliştirmek temel hedef olmalıdır.
Bu kadar imkan varken ben artık iyi desenciyim her şeyi biliyorum dediğin an kendi sonunu hazırlamış olursun .Yenilik her zaman her sektörü canlı tutacak tek etkendir.
 |
4-Desen tasarımı konusunda Türkiye’nin konumunu nasıl görüyorsunuz?
Yukarıda da belirttiğim gibi Türkiye’de ve Gaziantep’te çok değerli tasarımcılar var. Bunu da yurt dışı fuarlarında görmekte ve bunun gururunu yaşamaktayız. Yabancı üreticilerin Artık Türk standlarını daha fazla ziyaret ettiğini ve hayranlıkla izlediklerini görmekteyiz. Dediğim gibi buda tasarımcı arkadaşları daha da çalışmaya, yenilikler yapmaya mecbur kılmalıdır.
5-Türkiye’de desen tasarımı konusunda verilen eğitimi nasıl görüyorsunuz?
Tasarımcılık aslında benim kriterlerime göre; sadece eğitimle çözülebilecek bir konu değildir. Önce yetenek sonra verilen imkanlardır. Çok başarılı bir tasarımcıya ebat çalıştırılması tamamen firmaların yanlışıdır. Tasarım ve ebat bölümleri birbirinden çok farklı bölümlerdir. Ebatlandırma için eğitim alabilirsiniz ama tasarım için eğitime inanmıyorum. Tasarım tamamen kişinin hayal gücü ve bilgi birikimi ile doğru orantılıdır. |
6-Herkes desenin halıda çok önemli olduğunu söylüyor. Sizin için bir halıda en önemli üç unsur nedir?
Benim için; 1.desen 2.renk uyumu 3.kalite. Kaliteyi 3 sıraya almamda ki sebep eğer müşteri deseni ve renk uyumunu beğenirse Ondan sonra kendine en uygun kalitede bugün ki teknoloji ile ürettirme şansına sahiptir
7-Desen tasarımı hayatın içinden öğeleri taşıdığı için tasarımcının da kendisini beslemesi gerekir. Bu bağlamda, siz kendinizi nasıl besliyorsunuz?
Tasarımcının beslenmesi tamamen kaynaklardır. Bu gerek motif kitapları gerek internette motif siteleri gerek halı siteleri gerek fuarlar... Dediğim gibi istedikten sonra kaynak bulmak çok zor değil günümüz imkanlarında..
8-Desen tasarımcılığına başlamayı düşünen gençlere neler önerirsiniz?
Hayal güçlerini zorlamalarını farklılık yaratmalarını ve bol bol kaynak araştırmalarını Katalogları incelemelerini pazarları araştırmalarını tavsiye eder onlara bol şanslar dilerim
9-Carpetrium ile ilgili düşüncelerinizi de bizimle paylaşır mısınız?
Çalışmalarından dolayı tebrik ederim .Onlarında çorbada tuzlarının olmasının sektör adına haklı gurunu yaşamalarını ve onlarla beraber sektöre hizmet eden herkese teşekkür ederim
Carpetrium ve sektör çalışanları olarak verdiğiniz desteğe teşekkür ediyoruz. Bizler her yeni ürününüzü aynı sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyoruz. Başaran Halı çalışanlarına ve sizlere bu güne dek sektöre sağladığınız katkılardan dolayı teşekkür ederiz.